Connect with us

Türkiye

Doğu’nun Boğaz Köprüsü’nden 2 Milyondan Fazla Araç Geçti!

Published

on

Nissibi Köprüsü Diyarbakır, Adıyaman ve Şanlıurfa başta olmak üzere Güneydoğu’nun Batı’ya açılan kapısı haline gelirken, köprüyle Adıyaman-Kahta-Siverek-Diyarbakır yolu 60 kilometre kısaldı. Yıllarca feribot ve teknelerle güçlükle sağlanan geçiş, Nissibi Köprüsü’yle konforlu hale geldi. Geçiş için saatlerce feribot bekleyen vatandaşlar köprü sayesinde artık 1 dakikada karşıya geçebiliyor. ‘Doğu’nun Boğaz Köprüsü’ olarak tanımlanan Nissibi Köprüsü uzakları yakın ederek bölge halkına büyük kolaylık getirdi. İki gidiş iki geliş olmak üzere dört şeritten oluşan 610 metre uzunuluğundaki köprüden günlük ortalama bin 800 aracın geçtiği öğrenildi. Yolun köprü sayesinde 60 kilometre kısalması nedeniyle kamyon, tır gibi ağır vasıtalar da bu güzergahı kullanmayı tercih ediyor.

ADIYAMAN ÇIKMAZ SOKAK OLMAKTAN KURTULDU

Adıyaman’ı ‘çıkmaz sokak’ olmaktan kurtaran Nissibi Köprüsü bölge halkına büyük kolaylık sağladı. Doğu ile batı illeri arasında köprü olan Nissibi, Adıyaman’ın Doğu’ya açılan kapısı oldu. Akıncılar Belde Belediye Başkanı İsmet Çetinkaya köprünün yapılmasıyla birlikte ulaşımın kolaylaştığını belirterek, “Daha önceden ulaşım çok güçlükle sağlanıyordu. Bu köprü yapıldıktan sonra kültürel anlamda akrabalık bağlarımız pekişti. Çünkü her iki yakada da bizlerin köklü aile bağları var. Köprü bu bağları yeniden tazeledi. Doğu ve Güneydoğu’yu Batı’ya bağlayan en önemli köprülerden birisidir” diye konuştu.

 EYFEL KULESİ’NDEKİ KADAR ÇELİK KULLANILDI

Tasarımı ve yapımı yüzde 100 yerli olan Nissibi Köprüsü teknik özellikleri ile dikkat çekiyor. Eyfel Kulesi’nde yaklaşık 7 bin ton çelik kullanılırken, Nissibi Köprüsü’nde ise 6 bin ton çelik kullanıldı. Türkiye’nin deprem kuşağında bulunmasından dolayı Nissibi Köprüsü en ağır deprem senaryosuna göre tasarlandı. DDanimarka’da özel bir laboratuvarda tam ölçekli rüzgar tüneli testi yaptırılan Nissibi Köprüsü’nün yükleme testleri ise Türkiye’deki üniversiteler tarafından yapıldı. Köprünün pilonlarına ve tabliyeye yerleştirilen 28 sensörle sıcaklık, rüzgar hızı, rutubet, deprem, ivme gibi parametler 365 gün 24 saat izleniyor.

Türkiye

Vatandaşlık Verilen Suriyeli Sayısı Açıklandı!

Published

on

By

vatandaşlık, türk vatandaşlığı, geçici koruma statüsü, suriyeliler, suriyelilere vatandaşlık verilmesi

Vatandaşlık Verilen Suriyeli Sayısı Açıklandı!

AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, kamuoyunda Suriyelilerle ilgili olarak çıkan iddialarla ilgili olarak TBMM Genel Kurulu’nda açıklamalarda bulundu. Atay, ‘Vatandaşlık kazanan 55 bin Suriyelinin içerisinde 20 binden fazla çocuk var’ ifadelerini kullandı.

AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, sosyal medyada, televizyonlarda, gazetelerde Suriyelilerle ilgili asılsız haberler çıktığını belirterek 3.5 milyon Suriyeliye vatandaşlık verileceği iddialarını yalanladı.

vatandaşlık, türk vatandaşlığı, geçici koruma statüsü, suriyeliler, suriyelilere vatandaşlık verilmesi

Vatandaşlık Verilen Suriyeli Sayısı Açıklandı!

‘Beş yıl kaldıktan sonra Suriyeliler vatandaş olacak’ söylemlerinin Suriyelilerin geçici koruma statüsünde bulunması dolayısıyla doğru olmadığını belirten AK Partili Atay, Suriyelilerin tüm yabancılara tanınan istisnai yolla vatandaşlık alabileceklerini söyledi.‘SON 7 YILDA 55 BİN SURİYELİYE VATANDAŞLIK VERİLDİ’

Son 7 yılda 55 bin Suriyeliye Türk vatandaşlığı verildiğini ifade eden Atay, “55 bin Suriyelinin içerisinde yaklaşık olarak 10 bini Türk anne veya babadan olduğu için veya evlenme yoluyla vatandaşlık kazandı. 55 binin içerisinde 20 binden fazla çocuk var. Babaya verildiği zaman çocuğa da veriliyor. Bu anlamda şu ana vatandaş olan Suriyelilerin sayısı yüzde 1 civarında ve kesinlikle bu söylenen bilgiler şehir efsanesi olmaktan öte geçmiyor” diye konuştu.

Kaynak: Sputnik

Okumaya devam et

Türkiye

Doğal Ortamı Bozmadan Doğanın İçerisinde Bin 800 Metrelik Yürüyüş Parkuru

Published

on

Trabzon’un Tonya ilçesindeki Canik Şelalesi’ne ulaşmak için yapılan bin 800 metrelik yürüyüş yolunun Türkiye’de eşi benzeri bulunmuyor. Kazı yapılmadan, ağaç kesilmeden ve duvar örülmeden yapılacak yürüyüş yolunda ahşap zemin ve seyir terasları olacak.

Trabzon’un Tonya ilçesinde yapımına bir süre önce başlanılan yürüyüş yolu özellikleriyle Türkiye’de bir ilk olacak. Fol Deresi üzerindeki Canik Şelalesi’ne ulaşmak için Tonya Belediyesi tarafından projesi hazırlanarak yapımına bir süre önce başlanılan yürüyüş yolu projesinde hiçbir kazı çalışması yapılmadı. İş makinesi sokulmadan, derenin etrafı duvarla örülmeden, ağaç kesilmeden, taşların yeri bile değiştirilmeden yapılan yürüyüş yolunun zemini doğaya uygun ahşap ile döşenecek. Ahşap korkulukları ile birlikte belirli noktalarda seyir teraslarının da yapılacağı yürüyüş yolunun toplam uzunluğu ise bin 800 metre olacak. İlçe merkezine 700 metre uzaklıkta, doğal güzelliği ile ön plana çıkarılmaya çalışılan Canik Şelalesi’nin turizme katkı sunması hedefleniyor.

Fol Deresi’nin kenarında yapılan yürüyüş yolu ile ilgili bilgiler veren Tonya Belediye Başkanı Osman Beşel, bin 800 metre uzunluğunda toplam yürüyüş yolunun 700 metresinin tamamen doğal ortamda suni malzeme kullanılmadan yapıldığını söyledi. Yürüyüş yolunun demir raylar üzerinde ahşap döşeme ile geçilen bir yol olacağını dile getiren Beşel, “Tonyamız için bu proje çok önemli. Yürüyüş yolunun sonunda Canik Şelalesi’ne ulaşılacak. Bu şelalenin değerlendirilmesi gerekiyordu. Bu şelaleye mutlaka ulaşılıp bu şelalenin şehrimize ve turizme katılması gerekiyordu. O nedenle bizde bu projeyi geliştirdik. Hiçbir şekilde doğaya dokunmadan, doğal ortama dokunmadan bu şelaleye nasıl ulaşabiliriz diye düşündük. Böyle bir proje geliştirdik. Yaklaşık bir ay önce projeye başladık. Kısa zaman içerisinde de bitirmeyi düşünüyoruz” dedi.

Okumaya devam et

Türkiye

Bu dükkanın kapısından giren, bir süre sonra kendi iş yerini açıyor!

Published

on

Batman’dan Adana’ya göç eden bir ailenin oğlu olan Süleyman Gökmen, 1980’li yıllarda bulaşıkçı olarak girdiği lokanta sektöründe önce garsonluğa daha sonrada 4 şubesi olan il dışında da franchisingleri olan kebap zinciri kurup 120 kişiye istihdam sağladı.

Tarihi Kazancılar Çarşısı’nda bulunan ve 1908 yılından bu yana hizmet veren bir kebapçının sahibinin hayat hikayesi de kebap dükkanının tarihi kadar etkileyici. 1970’li yıllarda Batman’dan Adana’ya göç eden Gökmen ailesinin çocuklarından biri olan Süleyman Gökmen, o gün aile ekonomisine katkıda bulunmak için kapı kapı gezerek iş aradı. Gökmen, lokanta sektöründe bir kebapçıda önce bulaşıkçı olarak işe başladı.

YÜZDE 25 HİSSE SATIN ALDI

Çok çalışıp işinde başarılı olan Gökmen daha sonra garsonluk yapmaya başladı. Gökmen, garsonluk yapmaya başlayınca da gece-gündüz demeden çalışmaya devam edip, hayalindeki kebap dükkanını açabilmek için kazandığı parayı harcamak yerine biriktirerek garsonluk yaptığı kebap dükkanından önce yüzde 25 hisse satın aldı. Gökmen bir süre sonra ise garsonluk yaptığı kebap dükkanının tamamını alarak patron oldu. Gökmen patron olduktan sonrada aynı çalışkanlık ve dürüstlükle çalışmaya devam ederek kebap dükkanın yeni şubelerini açıp İstanbul başta olmak üzere başka illere franchisingler vererek 120 kişiye istihdam sağladı.

“BURASI BİR KEBAP OKULU OLDU”

Süleyman Gökmen, Adana’ya ilk geldiğinde işsiz olduğunu belirterek, “Lokantalarda iş aradım. Bir lokantada ‘bulaşık yıkar mısın’ dediler ben de olur dedim ve başladım. Sonrasında çırak, komi ve aşçı olarak devam ettim ve şu anki bulunduğum yerde yüzde 25 hisse ile başladım. Burada çok çalışıp bir marka olarak marka isim oluşturduk. Türkiye’nin birçok yerinde hizmet veriyoruz. Adana’da 4 ayrı ilçede şubemiz var. 120 çalışanımız var biz burada çok fazla eleman yetiştirip Avrupa ve Arap ülkelerine usta olarak gönderiyoruz. Yıllık en az 10 usta yetiştiriyoruz ve buradan çıkıp Türkiye’nin sayılı ustaları olmuşlardır. Hatta sanatçılar var bizim burada çalışmış ve şuan da filmlerde oynayıp şarkıcılık yapıyorlar” dedi.

Gökmen, şöyle devam etti: “Şu anda Türkiye’de bizden ayrılıp 40’a yakın kebapçılık işi yapan var. Sonuçta burada çalışan kişi bir üniversite okuyormuş gibi oluyor, bütün her şeyi öğrenip gidiyor sonrasında başarılı oluyor yani bizim buradan gidip başarısız olan yok. Burası bir kebapçı okulu gibi, buradan giden direk iş başı yapabiliyor.”

Süleyman Gökmen kendisinin başarılı olup insanlara istihdam sağlamasını ise çok çalışıp verilen bütün görevleri layıkıyla ve işini severek yapmasına bağladı.

 

 

Okumaya devam et

Son Trend'ler