Connect with us

İzmir Haber

Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu’nda Suriyelilerin Gettolaşma Olasılığı Konuşuluyor

Published

on

suriyeliler, izmirde yaşayan suriyeliler, gettolaşma, şehir yaşamı, Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu

Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu’nda Suriyelilerin Gettolaşma Olasılığı Konuşuluyor

8 Kasım Dünya Şehircilik Günü etkinlikleri kapsamında İzmir’de düzenlenen “Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu”nun 42.’si  Tarihi Havagazı Fabrikası’nda başladı.

Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu’nun açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, acil çözüm üretilmediği taktirde, Avrupa’ya göç edemeyen göçmenlerin kaldığı yerlerde “gettolaşma” yaşanacağını, bunun da çok önemli sorunları beraberinde getireceğini söyledi.

TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından 9 Kasım’a tarihine kadar sürecek “Göç-Mekan-Siyaset” ana temalı kolokyumun açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 1950’li yıllardan sonra ülkede sanayileşmeyi geliştirmek için tarımın giderek yok edilerek bugünlere gelindiğini, Avrupa’nın 250 yılda gerçekleştirdiği sanayileşmeyi ve kırsaldan kente göçü Türkiye’nin 40 senede halletmeye kalktığını ve bu nedenle çarpık kentleşme ile karşı karşıya kaldığını vurguladı. Bugün Türkiye’nin farklı ülkelerden göç aldığını, Avrupa’ya geçemeyenlerin burada kaldığını söyleyen Başkan Kocaoğlu, acil çözüm üretilmezse Suriyeli ve diğer göçmen vatandaşların yaşadığı yerlerde “gettolaşma” yaşanacağı ve  bunun da ülkeyi tehdit eden önemli bir sorun olduğu uyarısında bulundu. Neoliberal sistemin ve adaletsiz gelir dağılımının dünyayı cehenneme çevirdiğine de dikkat çeken Başkan Kocaoğlu, “Finans krizi, buzdağının görünen yüzüdür.  Biz aslında üretememe krizine giriyoruz” dedi.

suriyeliler, izmirde yaşayan suriyeliler, gettolaşma, şehir yaşamı, Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu

Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu’nda Suriyelilerin Gettolaşma Olasılığı Konuşuluyor

Kral  çıplak diyoruz!

Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde planlamaya çok önem verdiğini ve birlikte değerlendirilmeden en ufak dosyanın meclise gitmediğine dikkat çeken Başkan Kocaoğlu, 2010 yılının sonundan itibaren şehircilik ilkelerine uymayan planlara açtıkları davaları kaybetmeye başladıklarını söyledi. 2010 yılına kadar merkezi hükümetin ve sayısız plan yapma yetkisi olan kurumların yaptığı Büyükşehir Belediyesi’ne göre hatalı,  şehircilik ilkelerine uymayan konularda dava açtıklarını ve büyük çoğunluğunu kazandıklarını söyleyen Başkan Kocaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“2011 yılından sonra ne kadar haklı olursak olalım, dava kazanamıyoruz. Peki niye açıyoruz kazanmaktan umudumuz olmayan davayı?  Ben ‘kral çıplak’ diyorum.  Dünya için de Türkiye için de  planlama biriminin, Başkanının kente bakışını ‘bu planlamaya karşı’ diye tarihe not düşmek için dava açıyoruz.  Dava kazanma şansımız giderek sıfırlanıyor. Benim İzmir için gerçek anlamda öngördüğüm planlama, Türkiye’de ilk ve tek olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yıllarca üzerinde çalışıp hayata geçirdiği kentsel dönüşüm modelidir.  İzmir’in 2050 yılına kadar bir karış arsa üretmeden kentsel dönüşümden gelecek konut artışı ile birlikte doğacak konut talebini karşılayacak rezervi vardır. Doğru bir kentsel dönüş ümle ‘rantsal dönüşüm’ değil,  bina yıkıp yapmak değil, yaşanabilecek kent yaratmak kentsel dönüşümdür.”

Ütmek ve ütülmek

Konuşmasında ülke siyasetine de değinen Başkan Kocaoğlu, Türkiye’nin yerel seçimlerden sonra 1948 yılında yaşanan devalüasyondan sonra en büyük ekonomik krizle karşı karşıya kalacağına işaret ederek, şöyle konuştu:

“Türkiye’de siyaset tam bir açmazdadır. Bu söylediklerime kim kızarsa kızsın.  Kim ne derse desin.  Belediye başkanlığımdan kendi irademle ayrılmak istememin de bunda bir payı yoktur.  Belediye Başkanlığı yaptığım sürede de aynı şeyleri söylüyordum;  bugün  de söylüyorum,  5 ay sonra da söyleyeceğim.  Neoliberal sistem denilen sistem ‘ütmek ve  ütülmek’ üzerine kurulmuştur. Bu sistemde bugün toprağını kullanmayan, üretmeyen adama para veriliyor. Dönüm başına sana şu kadar üretmediğin için diye para veriyorum diye teşvik oluyor mu? Üretmeme teşviği… Ne yapıyor adamlar? Para satıyorlar,  para kazanıyorlar, daha zenginleşiyorlar, mal satıyorlar, yine zenginleşiyor.   Yerli tohumlarımız gitti. Bu sistem bize uygun sistem değil.  Neoliberal sistemi uygulatm ak isteyen, uygulamak isteyen bunun televizyonlarda  reklamını,  yorumunu yapan ekonomistler,  bürokratlar doğru yapmıyorlar. Türkiye’nin 2000 yılında dış borcu 35 – 45 milyar dolardı; bugün  475 milyar dolar.  ‘Biz finans krizine girdik’ deniyor. Finans krizi buzdağının görünen yüzüdür.  Biz aslında üretememe krizine giriyoruz.  Bizim krizimiz katma değerli ürün üretememek,  buğday,  et, ihraç edilecek sanayi üretimi üretememek.  81 milyon insanın emeğinin üretebileceği ürünü üretememek.  O zaman bu sistem bize göre değil.  Yüzde 7.5 faizle dolarla  borçlanacaksın.  Bu ne demek? ‘Tefecinin en gaddarının eline düştüm’ demek.  ‘İnsafsız tefeciye düştüm’ demek.  Biz bu acı reçeteyi nereden kısabiliyorsak ciddi bir t asarrufa gitmeliyiz.  Devletle birlikte en baştan başlayarak tasarruf etmek,  kaynak yaratmak durumundayız.  Üreterek,  dünya açılabilecek birkaç sektör belirleyerek, yatırım yapılarak, kümeleşme yaparak yürümekten başka çaremiz yoktur.  Bugün 475 milyar doların borcunu yapılandırdık,  5 sene sonra 1 trilyon dolardır.  Bizim milli hasılamız şu anda 700 milyar dolara düşmüştür.  Bunu 15 sene götürürsek ki, zaten götürmemiz mümkün değil, milli gelirimizin 8- 10 katı bir borçla karşılaşırız. 1929 buhranını bilmiyorum ama yerel seçimden sonra gelen kriz, bugüne kadar Türkiye’nin 1948 devalüasyonundan  beri yaşadığı krizlerin en büyüğüdür. Bu daha dalga dalga gelecektir. Çünkü devlet bütçesi bir prensibe göre yönetilmemiştir. Bir yol haritası, str atejik plana göre hareket edilmemiştir. Biz gördüğümüz hataları söylüyoruz. Görmediğimiz daha kıyıda köşede ne daha büyük problemler var”.

Rektörler siyasete benden fazla hevesli

İmar affını bir “seçim rüşveti” olarak tanımlayan Başkan Kocaoğlu, “Zaten Başkan olmak için çıkartılan imar affının başının sonunun olmadığını,  bunun şehircilik,  kentsel dönüşüm derken hepsini alt üst ettiğini hepimiz anladık. Ben de ne zaman imar rüşvetini verecekler diye düşünüyordum. Tabi sıkıştığın zaman verilecek. İmar rüşveti ile birlikte seçim kazanılmıştır” dedi.

Muhalefetin küçük problemleri bir kenara bırakıp daha büyük probleme karşı birleşmesi gerektiğinin altını çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Bu 5 aylık süreyi, elimizden en iyisini yaparak, birlik olarak değerlendirmeliyiz. Yoksa bu çemberden çıkmamız mümkün değil” şeklinde konuştu.

İzmir Şehir Plancıları Odası’nın düzenlediği kolokyumdan çekilen Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile ilgili de konuşan Başkan Kocaoğlu,  15 senedir Büyükşehir Belediyesi’nin bütün olanaklarının odaların,  sivil toplum örgütlerinin ve  siyasi partilerin emrinde olduğunu belirterek, “Zaten emrinde de olmak durumundadır.  Yerel seçimde rektörler benden fazla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na hevesli olduğu için, yukarıya şirin gözükmek için bu tür davranışlarda bulunurlar.  Bunu siyaset aşkına vermekte fayda vardır” dedi.

Büyükşehir’e teşekkür

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile birlikte yaptıkları bu kolokyumdan üniversitenin desteğini çekmesini eleştirdi. Koramaz, “Dokuz Eylül Üniversitesi’nin mekanlarını bilime,  tekniğe kapatmasını şiddetle kınıyorum.  Üniversiteler aydınlık geleceği yaratmanın umudu olarak adlandırılır.  Bu kararın kendisi bile ülkede üniversitelerin ne duruma getirildiğini,  YÖK nedeniyle ne denli siyasallaştırıldığında bilimin,  özgür düşüncenin susturulduğunun göstergesi açısından önemlidir. Böylesi dönemde bizlerin umudunu hala ta ze tutan akademisyenlere,  öğrencilere ihtiyaç var.  Bize bu mekanı açan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne özellikle teşekkür ediyorum” dedi.

Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Orhan Sarıaltun, DEÜ  Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama bölümüyle birlikte düzenleyecekleri kolokyumdan Dekanlığın, son anda bilim kurullarında KHK ile görevden uzaklaştırılan hocaların çıkarılmasını talep etmesi ve kendilerinin de kabul etmemesi üzerine çekildiğini belirterek, “Baskıcı yönetimlerin taleplerine,  bu taleplere karşı kamusal yararı önde tutarak kabul edemeyeceğimizi bildirdik. Bir oto sansürle odamızın kendini düzenlemesi gibi bir şeye alet olmamız mümkün değildi. Şehir plancıları odası bu süreçte üniversitelerden kopmayacaktır.  Bırakmayacağız.  Bu güzel mekanda kolokyumun gerçekleşmesine destek olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na teşekkür ediyoruz”dedi.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İzmir Haber

İzmir’de Retro Festivali!

Published

on

By

izmir,İzmir Retro Festivali,Nostalji

İzmir’de Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ‘nın ev sahipliğinde ‘Retro Festivali’ devam ediyor. Nostalji ve eğlenceli bir etkinlik arayanlar için detaylar haberimizde…

İzmir Retro Festivali 19-23 Nisan tarihleri arasında devam ediyor

Alsancak Garı’nda Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ev sahipliğinde ekim ayında düzenlenen İzmir Retro Festivali, yoğun ilgi nedeniyle 19-23 Nisan tarihleri arasında devam ediyor.

İlk etkinliğinde 26 bin ziyaretçiyi ağırlayarak yoğun bir katılımla gerçekleşen festival,  içeride bulunan nostaljik dekorasyon, antika, vintage kıyafetler, eski oyuncaklar, dans gösterileri, yarışmalar, konserler, yiyecek ve içecekler, butik çikolata ve şekerleme stantlarıyla İzmirliler’i yeniden geçmişe götürdü.

Festivalde yer alan katılımcı firmalar getirdikleri antika, vintage ve retro ürünlerle stant tasarım ve şıklığında birbirleriyle yarışacak. Geçmişe ait ürünlerin sergilendiği festivalin açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de katıldı. Birbirinden farklı atölyeler ve workshopların da yer alacağı festivalde, 70, 80, 90’lar müziği çalan gruplar da sahne alacak.

 

kaynak:https://www.egehaber.com/izmir/izmir-de-retro-festivali-nostalji-ve-eglence-bir-arada-h276985.html

 

Okumaya devam et

İzmir Haber

İzmir’de feci trafik kazası!

Published

on

By

izmir kaza,izmir olay,Kınık,izmir haber,motosiklet otomobil,izmir trafik kazası,trafik kazası

İzmir’de feci bir trafik kazası gerçekleşti. Kınık ilçesinde meydana gelen olayda 53 yaşındaki Sükrü Buran yarış motosikletiyle bir otomobile çarptı. Kazada ağır şekilde yaralanan Buran nakledildiği hastanede yaşamını yitirdi. Detaylar haberimizde…

İZMİR’in Kınık ilçesinde, otomobille çarpışması sonucu yaralanan motosiklet sürücüsü Şükrü Buran (53) kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

METRELERCE SÜRÜKLENDİ

Kaza, Kınık Kavşağı yakınında meydana geldi. Manisa’nın Soma ilçesindeki özel maden ocağında kepçe operatörü olarak çalışan evli ve 2 çocuk babası Şükrü Buran, iş çıkışı 16 AAS 64 plakalı yarış motosikletine binerek Bergama’daki evine dönmek için yola çıktı. Buran Soma – Bergama yolunda giderken iddiaya göre Kınık Kavşağı yakınında kontrolsüz çıkış yapan Seyithan Yıldırım (31) yönetimindeki 10 LL 834  plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle yola savrulan Buran, yaklaşık 100 metre sürüklendi.

NAKLEDİLDİĞİ HASTANEDE YAŞAMINI YİTİRDİ

Kazada Buran ağır yaralanırken, kazayı gören diğer sürücüler durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Buran, sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından Necla Mithat Öztüre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Buran, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Buran’ın cansız bedeni, savcının incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.Şükrü Buran’ın Soma Motorsiklet Severler Kulübü üyesi olduğu ve motosiklet tutkusu olduğu belirtildi.

Öte yandan, kazaya karışan otomobil sürücüsü Seyithar Yıldırım ise jandarma tarafından gözaltına alındı.

kaynak:https://www.egehaber.com/izmir/izmir-kinik-ta-feci-trafik-kazasi-motosikletiyle-otobuse-carpti-h277047.html

Okumaya devam et

İzmir Haber

Tunç Soyer’den İzmir’e destek sözü!

Published

on

By

tunç soyer,izmir,soyer destek,soyer izmir,tunç soyer izmir,soyer üretici destek

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer üreticiye destek sözü verdi. Üretmekten başka çarelerinin olmadığını ifade eden Soyer, ‘Üreticiye destek 4 kata kadar artacak.’ dedi. Detaylar haberimizde…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kenti tüm paydaşlarıyla birlikte yönetme doğrultusunda bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Her fırsatta kooperatiflere destek olunacağını söyleyen Soyer, ilk büyük toplantısını İzmir’de faaliyet gösteren 105 tarımsal kalkınma kooperatiflerinin yöneticileriyle ile gerçekleştirdi. Toplantıya 250’den fazla kooperatif temsilcisi katıldı.

SOYER YOL HARİTASINI AÇIKLADI

İzmir’de faaliyet gösteren tarımsal kalkınma kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri ile bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’de üreticinin ürününü kime satacağını düşünmeyeceği bir dönem başladığını belirterek yol haritasını açıkladı:

tunç soyer,izmir,soyer destek,soyer izmir,tunç soyer izmir,soyer üretici destek

Tunç Soyer’den İzmir’e destek sözü

ONLAR ÜRETECEK, BİZ HİZMET EDECEĞİZ

“Biz hazırız. Üreticilerimiz ürettikçe biz daha çok hizmet edeceğiz. Havza bazında üst birlikler oluşturarak kooperatiflerimizin ürünlerini sadece İzmir’e değil tüm Türkiye’ye pazarlayacağız. İzmir’i tarımsal kalkınmanın, kooperatifleşmenin başkenti yapacağız.”

BAŞKA ÇAREMİZ YOK

Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleşen buluşmada konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Aziz Kocaoğlu’nun tarımda Türkiye’ye örnek olan çalışmalarını onun bıraktığı yerden, çıtayı daha da yükselterek devam ettireceklerini söyledi. Türkiye’nin İzmir’de uygulanan tarım politikalarına ihtiyacı olduğunu ifade eden Soyer, “Türkiye’deki tarım politikaları içinden çıkılmaz hale geldi, tahribat yaratan sonuçlar ortaya çıkıyor. Herkesin beklentisi yerelden ortaya koyulacak tarım politikaları ile ilgili çözümlerde. Türkiye ihaleye çıkarak tonlarca patates, mısır, pirinç ithal ediyor. Üreticilerimiz dışarıdan gelen ürünlerle rekabet edemiyor. Bu ithalat rejimi üreticiyi topraktan kopartacak, giderek daha çok ithalatı zorunlu kılacak; hepimiz giderek yoksullaşacağız. Bu sürdürülebilir bir politika değil. Bu topraklara ve bu toprakları bize miras bırakan atalarımıza haksızlık. Adil biçimde paylaşmayı daha çok üretmeyi başarmak zorundayız. Bu memleketin istikbalinin ve istiklalinin garantisidir. Üretmekten başka çaremiz yok” dedi.

ÜRETİCİYE DESTEĞİ DÖRT KAT ARTIRACAĞIZ

İzmir’in tarımsal kalkınmanın, kooperatifleşmenin başkenti olmaya talip olduğunu belirten Başkan Soyer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz üç dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi kooperatiflerden 470 milyon liralık alım yapmış. Biz bunu önümüzdeki beş yıl için bir milyar liraya çıkartacağız. Yani garantili üretimi dört katına çıkartmayı hedefliyoruz. Ayrıca girdi maliyetlerini aşağı çekecek çalışmalar yapacağız. Yem fabrikası ve gübre konusundaki yeni girişimlerimizi bu sene içinde hayata geçireceğiz. Biz hazırız. Büyükşehir Belediyesi olarak çok deneyimli bir kadromuz var. Niyetimiz, irademiz bu doğrultuda. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak beş yıl içinde en önem verdiğimiz konu kalkınma, üretim ve kooperatifler olacak. Dolayısıyla iş sizde. Siz ürettikçe biz size daha çok hizmet edeceğiz. Siz üretiminizi arttırdıkça Büyükşehir size daha çok sahip çıkacak. Böylelikle tüm Türkiye’ye sağlıklı, doğru işleyen bir tarım politikası sunmuş olacağız.”

kaynak:https://www.egehaber.com/izmir/tunc-soyer-den-izmir-e-destek-sozu-ureticiye-destek-h276888.html

 

Okumaya devam et

Son Trend'ler