Connect with us

Kadınca

Kadının Gücü

Published

on

Eğer kadınsan toplum kurallarıyla katı sınırları çizilmiş, rolleri oynamak için gelirsin dünyaya…

Yapamazsın, edemezsin, giyemezsin, gidemezsin ve hatta okuyamazsın cümleleri ile büyürsün. En acısı da, daha çocukken kadın olman istenir senden. Çocuk gelin olursun, kendin büyümeden çocuğunu büyütürsün. İş yaşamında camdan tavanlar çıkar karşına… Emeğinin karşılığını alamazsın. Senin dışında herkesin hakkı vardır hayatında; nasıl oturacağın ne giyeceğin, hangi sporu yapacağın, kaçta eve geleceğin hep önceden belirlenmiştir. Hayallerinin, arzularının bir önemi yoktur.

Ancak, bir gün bir kadın çıkar ve tüm bunlara dur der. Toplumun ona yazdığı rolü değil, yüreğinin istediği rolü oynar. Tüm yapamazsın edemezsinlere kulaklarını tıkar ve hayalinin peşinden koşar. Karşısındaki engelleri bilir ama daha önemlisi bu engelleri nasıl aşacağını da bilir. Bir kadın, binlerce kadına ilham olur. Tıpkı “Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler “ kitabındaki yüz olağanüstü kadın gibi. Bu kitapta yüz kadının masalsı hikayesi anlatılıyor. Ama masalsı kelimesi sizi yanıltmasın. Bu kitaptaki kadınlar beyaz atlı prenslerini beklemiyor. Kendi şanslarını kendileri yaratıp hayallerine sıkıca tutunup kendi mutlu masallarını yazıyorlar. Astronot ,doktor, pilot, kraliçe ,ressam, modacı ve diğerleri…

Aslında her kadın kendi öyküsünün baş kahramanı değil midir? Tüm zorluklara göğüs germezler mi kendi hikâyelerinde…  Kimi kadın boş buzdolabından üç çeşit yemek yaratır, kimi kadın el emeği göz nuru işleriyle evine katkıda bulunur. Demem o ki, sen bir kadınsın, istediğin zaman başaramayacağın hiç bir şey yok. Eğer gerçekten istersen, inanırsan tüm zorlukları aşarsın. Baksana çevrene bir sürü kadın göreceksin hem çalışan hem anne hem de bilim kadını olan… Sırtında yavrusunu okula taşıyan anneyi de göreceksin, evinde yaptığı reçellerle dünyaya açılan kadını da. Biliyorum zor şartlardayız, ama vazgeçmek yok. Biz güçlüyüz hem de içimizde bir canlı büyütebilecek kadar. Daha yaşanılabilir bir dünya için mücadele etmeliyiz. Kendine inanan kızlar ve kızlara saygı duymayı bilen erkekler yetiştirmeliyiz.

Gücünün farkına var, kendine vakit ayır ve unutma sadece inandığın zaman herşeyi başarabilirsin. Herşey senin elinde. Şimdi derin bir nefes al ve gözlerini kapat. Hayal et nerde olmak istiyorsun, nasıl biri olmak istiyorsun. Nasıl bir hayat seni mutlu edecek. Şimdi gözlerini aç ve başla yeni seni inşa etmeye, bu güzel bahar gününde. Unutma olmak istediğin kişi sensin, sadece onun dışarı çıkmasına izin vermek için harekete geçmen lazım:)

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

İzmir Haber

Kadın Yönetmenler Haftası Mart’ta İzmir’de gerçekleşecek.

Published

on

Geçen yıl İlkler Unutulmaz temasıyla yapılan Kadın Yönetmenler Haftası’nın ikincisi bu yıl yine Konak Belediyesi’nin ana sponsorluğunda gerçekleşiyor.  İzmirli iki kadın sinemacı 1 – 7 Mart tarihleri arasında meslektaşlarını ağırlamaya hazırlanıyor.

Kadın Yönetmenler Haftası uzun metraj ve belgesellerin yanı sıra bir kısa film seçkisiyle de seyirci karşısına çıkacak. Açılışını renkli bir sokak korteji ile yapacak olan etkinlik hafta boyunca panel, söyleşi ve atölye çalışmalarıyla sürecek. Hem bu çalışmalar hem de film gösterimlerinden sonra yönetmenlerle yapılacak soru cevap seansları, Kadın Yönetmenler Haftasının YouTube kanalından ve sosyal medya hesaplarından takip edilebilir.

“On yönetmenden biri kadın.”

Kadın Yönetmenler Haftasının genel direktörleri yönetmen Gülten Taranç ve senarist Şebnem Vitrinel, kadın sinemacıların kendilerini ifade edecek alanlara ihtiyaç duyduğunu düşünüyor. Taranç, “Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınların sinema ve TV sektöründeki yeri hâlâ çok sınırlı. Örneğin Türkiye’de on yönetmenden sadece biri kadın,” diyor. “Ben bu oranın yönetmenlerin ve ürettikleri filmlerin görünürlüğünü de etkilediğine inanıyorum. Kadın sinemacılar olarak bizim kendi anlatım dilimiz, kendi meselelerimiz, kendi çözümlerimiz var ama çoğunlukla festivallerde, erkeklerin arasında kayboluyoruz.”

“İzmir ideal bir şehir.”

Etkinliğe bu yıl dahil olan Vitrinel, bu iddianın ilk elden tanığı. “2011’de ilk filmimizle Antalya Film Festivaline katıldığımızda, kız kardeşim Çiğdem Vitrinel yarışmadaki tek kadın yönetmendi.  Sektördeki meslektaşlarımızla bir araya geleceğimiz ve seyircimizle buluşacağımız bir platform yaratmak istiyoruz”  diyor.

“İzmir’in böyle bir buluşma için ideal bir şehir olduğunu düşünüyorum,” diyen Gülten Taranç, “Burası gerçek anlamda bir kadın şehri. Hem yaşamak hem de film üretmek için” diye de ekliyor.

Kaynak: gaiadergi.com

Okumaya devam et

Kadınca

Sigara parasıyla artık hayvanları besliyor

Published

on

“9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü” dolayısıyla çağrılar yapılırken, Adanalı Ayşe Kaya, kedilere olan sevgisi nedeniyle tiryakisi olduğu sigarayı, her geçen gün sayısı artan kedilerine daha çok mama alabilmek için bıraktı.

Hayvansever Ayşe Kaya, yaklaşık 6 yıl önce bir gün içinde sigarayı bırakmaya karar verdiğini ve bıraktığını belirterek, “O kadar çok kedim var ki. Toplamda dışarıda 150’ye yakın kedim var. Evin içerisinde de 21 kedim var. Hasta kedileri sokaktan toplayıp getirip tedavi ediyoruz. Onlara elimizden geldiği kadarıyla yardımcı olmaya çalışıyorum. Mama sıkıntım çok büyük hat safhalarda olduğu zamanlar, inanın çok ağladığımı biliyorum. Ekmek doğradım, pilav yaptım, makarna yaptım. Tavuk kırıntıları alıyorum ama bir, iki kilo yetmiyor. Minimum 10 kilo almak zorundayım. Dışarıdaki kedilerimi doyurayım, evin içindeki kedilerimi doyurayım? Hiç bilmediğimiz yerlerdeki kedileri de doyurmaya gidiyorum. Kendime ‘bunun çözümü nedir’ dedim ve ‘sigarayı bırakayım’ dedim.

Sigarayı bir günde bıraktı.

Sigarayı bir günde bıraktım. Hiç pişmanlık duymadım. Keşke daha önce bıraksaydım” dedi. “Bir buçuk paketten aylık 450 TL’ye sigara içiyordum” Sigarayı bırakmanın maddi olarak çok büyük bir kârı olduğunun altını çizen Kaya, “10 liradan hesaplasanız ayda 300 TL yapar. Ben bir buçuk paket içiyordum bu da ayda 450 TL yapıyor. Sigara önce sağlık için bırakılır. İnsan para kazanmak için her işi yapabilir. Sağlık gittikten sonra trilyonların bile olsa asla ve asla geri dönüş yoktur. Sigarayı bıraktıktan sonra sabah uyanışım farklı oldu. Aynaya bakışım farklı oldu, yürüyüşüm farklı oldu, nefes almam değişti. Kendimi daha özel hissettim. Dediğim gibi keşke daha önceden bıraksaydım” diye konuştu.

“Mama alabilmek için lükse kaçmıyorum”

“Kedilerimin mamalarını alabilmek için lükse kaçmıyorum” Sigarayı bıraktıktan sonraki 6 yılda hiç tatil yapmadığını söyleyen hayvansever Ayşe Kaya, “Sigara paramı kenara koyup tatil yapabilirdim veya küçük bir araba alabilirdim. Daha marka giysiler giyebilirdim ama yapmadım. Fazla lükse kaçmamaya çalışıyorum kedilerimin mamalarını alabilmek için. Ben dört dörtlük yaşayayım, lüks yaşayayım, ondan sonra sokaktaki çocuklarım 2-3 gün aç kalsın ya da canım istediğim zaman, haftada bir besleyeyim yok öyle bir şey. Sigaranın bana getirisi o kadar çok ki saymakla bitmez” şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA

Okumaya devam et

İlişkiler

Yargıtaydan ‘boşanan koca işsiz olsa da nafaka ödemeye mecbur’ kararı

Published

on

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, işsiz ve herhangi bir geliri olmayan erkeğin, boşanma davasında tam kusurlu bulunan çalışan eşine tedbir nafakası ödemesi gerektiğine hükmetti.

Şiddetli geçimsizlik yaşayan çift, 4. Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, karısının güleryüz göstermediğini, tüm vaktini internette geçirdiğini, hakaret ettiğini, sadakatsiz davranışlar içine girdiğini öne sürdü. Evlilik birliğinin sarsıldığını ileri sürerek boşanmalarına, kararın kesinleşmesinden itibaren 25 bin TL maddi tazminat ile 50 bin TL manevi tazminatın faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etti.

Davalı-karşı davacı kadın ise eşinin birlik görevlerini yerine getirmediğini, her tartışmada kendisini evden kovduğunu iddia etti. En son davacının agresifliğinden korkarak annesine sığındığını, bir süre sonra evin eşyalarının satıldığını öğrendiğini ileri sürerek boşanmalarına karar verilmesini istedi. 50 bin TL maddi tazminat ile 50 bin TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etti. Mahkeme, boşanmaya sebep olaylarda erkek yönünden ispatlanmış bir kusur bulunmadığına, kadının ise evlilik birliğinin kutsallığı ile bağdaşmayacak şekilde üçüncü bir kişi ile aşk ve gönül ilişkisi içerisinde olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı kadının davasının reddine hükmetti. Davacı-karşı davalı boşanma davasının kabulüne, erkek yararına 5 bin TL maddi, 5 bin TL de manevi tazminata karar verdi. Kararı kadın temyiz etti.

İşsiz olmak nafaka ödemeye engel değil.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi,mahkemenin kadına ara karadla aylık 500 TL tedbir nafakası takdir edildiğine, sonraki ara kararı ile davacı-karşı davalı kocanın işsiz olması ve hiçbir gelirinin bulunmadığı gerekçesiyle tedbir nafakasının durdurulduğuna dikkat çekti. Daire, davacı-karşı davalı kocanın işsiz olması ve gelirinin bulunmaması hükmedilen tedbir nafakasının tamamıyla kaldırılmasını gerektirmeyeceğine hükmetti. İşsizliğin ancak daha önce takdir edilen nafakanın indirilmesi için bir gerekçe olabileceği gerekçesiyle mahkeme kararı bozuldu. Aile Mahkemesi, ilk kararında direnince bu kez devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.

Kadın kusurlu olsa da nafakasını alır.

Genel Kurul kararında; boşanma ve ayrılık davalarında, tarafların kusur durumunun hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur olmadığı hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: “Kusurlu eş yararına dahi, bu tedbirlerin alınması mümkündür. Yine, her iki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakası verilmesini engelleyici bir hal değildir. Ancak eşlerin ekonomik güçlerinin birbirine yakın olması durumu söz konusu ise bu durumda geçici tedbir nafakası verme zorunluluğunun ortadan kalkacağı söylenebilir. Bu ilkeler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, tarafların 20.02.2011 tarihinde evlendikleri, aralarındaki anlaşmazlıklar sebebiyle karşılıklı olarak boşanma davası açtıkları anlaşılmaktadır.

“Karar kesinleşmiştir.”

Yargılama sonunda ise davacı-karşı davalı erkeğin boşanmaya yol açan olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı-karşı davacı kadının ise başkası ile aşk ve gönül ilişkisi içerisine girdiği, bu sebeple tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, erkeğin davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kadının davasının ise reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine mahkemenin boşanma ve kusur belirlemesine dair gerekçesi onanmak suretiyle kesinleşmiş, karar sadece tedbir nafakasına dair olarak bozulmuştur. Mahkemenin direnme gerekçesinin aksine erkeğin gelirinin bulunmaması, kadının çalışıyor olması veya kusur durumu kadın yararına tedbir nafakası hükmedilmesine engel teşkil eden vakıalar değildir. Hal böyle olunca tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Karar oy birliği ile bozulmuştur.”

Okumaya devam et

Son Trend'ler