Connect with us

Sağlık

Kanserden Kalp Krizinden Koruyor!

Published

on

Nar kış mevsiminin altın meyvesi olarak bilinir. Narı ayıklamakla uğraşmak istemeyenler faydalarından nar suyu içerek de yararlanabilirler. Nar suyunun kadınlara olan faydası, nar suyunun cilde olan faydaları, nar suyu ne zaman içilmelidir gibi soruların cevaplarını sizler için araştırıp bir araya getirdik.

Nar suyu günde 2 bardak içildiğinde özellikle göbek bölgesinde ki yağların erimesine yardımcı olur. Günde 2 bardak nar suyu ile sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Nar suyunda yer alan bileşenlerin kanser hücreleriyle savaşma etkisi ve prostat kanserinde metastaza neden olan bir kimyasalın etkisinin azalmasına yardımcı oluyor. Nar suyu kolon kanseri, lösemi gibi kanser türlerinin oluşmasını engelliyor. Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada nar suyunun, meme kanserinin ilerlemesini durdurma etkisi ve prostatın da büyümesini yavaşlatma etkisi olduğu bilinmektedir.
Nar suyunun adet döneminde meydana gelen şikayetlerin azalmasını sağlaması, aynı zamanda da adet söktürücü etkisi olduğu bilinmektedir. Kalp hastalıkları tedavisine ve kan dolaşımına yardımcı olmaktadır. Kalp tıkanıklığını önler. Kalp krizi riskini azaltır. Yapılan araştırmalar sonucunda nar suyunun yeşil çaydan 3 kat daha fazla antioksidan içerdiği ortaya çıkmıştır. Sağlık açısından tadını sevmeyerek yeşil çay tüketmek zorunda kalıyorsanız eğer onun yerine nar suyu tüketebilirsiniz. Bu konuyla ilgili olarak insanlar üzerinde yapılan bir çalışma 2 hafta süreyle günde 150 ml nar suyu tüketiminin kan basıncını azalttığını ortaya koymuştur. Düzenli olarak nar suyu tüketmenin diş etinde meydana gelen iltihaplara aynı zamanda da ağızda meydana gelen enfeksiyonlarında kısa süre içerisinde iyileşmesini sağlamaktadır. Nar suyunun düzenli olarak tüketilmesi ve cilde tonik olarak uygulanmasının sivilceleri azaltıcı etkisi olduğu bilinmektedir. Nar suyu içerdiği yüksek miktarda antioksidan sayesinde cilt üzerinde anti aging etkisi yaratmaktadır. Nar suyu cildin kolajen dengesini koruyup, cildin kırışmasını önlemeye yardımcı olur.
Nar suyunun cildimize sağladığı yararlar kadar nar çekirdeğinin de cildimize oldukça faydası bulunmaktadır. Özellikle cilt üzerinde meydana gelen yaraların ve tahrişlerin tedavisini nar çekirdeği ile iyileştirebilirsiniz. Nar içerisinde bol miktarda B5 ve C vitaminleri ve yüksek miktarda antioksidan içermesi nedeniyle cilt açısından oldukça faydalıdır. Bu elementeler sayesinde cildinizde akne oluşumunu engeller, kırışmasını ve sarkmasını engellemeye yardımcı olur. Nar suyu kahvaltıdan bir saat sonra içilmelidir.
Hamilelerin, böbrek rahatsızlığı olanların, onkoloji hastalarının nar suyu tüketmeden önce muhakkak uzman bir doktora danışması gerekmektedir.

KAYNAK: cnnturk

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Kolon kanseri nedir? Kalın bağırsak kanseri gençlerde neden artıyor? (5 soruda kolon kanseri)

Published

on

Çalışmalar, her 7 kolon kanseri vakasından birinin 40 yaş altı hastada görüldüğünü ortaya koyuyor. Gençlerde kalın bağırsak kanseri oranlarındaki bu artışın daha çok fast food tarzı beslenme alışkanlığına yönelmeden ve hareketsiz yaşamdan, bunların sonucunda da artış gösteren obeziteden kaynaklandığı belirtiliyor.

Şişli Florence Nightingale Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Esat Namal da kalın bağırsak kanserine neden olan risk faktörleri arasında hareketsiz yaşam ve obezitenin önemli bir yer tuttuğuna vurgu yapıyor.

Kalın bağırsak kanserinin en sık rastlanan üçüncü kanser türü olduğunu belirten Doktor Esat Namal, 5 soru 5 cevapla kalın bağırsak kanseri hakkındaki bilgileri şöyle özetliyor:

1- Kalın bağırsak kanseri nedir, neden olur?

Kalın bağırsak, sindirim sisteminin ince bağırsaklardan sonra gelen son kısmını oluşturur. Kalın bağırsağın anüste sonlanan son 15 cm’lik kısmına ise rektum denir. Bu bölgelerde oluşan kanserlere de sırasıyla kolon kanseri ve rektum kanseri denir. Çoğunlukla, kalın bağırsakta oluşan iyi huylu adenom tipi poliplerden gelişir. Risk faktörlerinden bazıları ülseratif kolit ve crohn hastalığı gibi inflamatuar bağırsak hastalıkları, ailede kolon kanseri öyküsü olması, düşük lif-yüksek yağ içeren beslenme alışkanlığı, hareketsiz yaşam ve obezitedir.

2- Kalın bağırsak kanserinin bazen hiçbir belirti vermeden sinsice ilerlediği, belirti verdiği noktada ise hastalığın ilerlemiş evrede olduğu belirtiliyor. Bu bağlamda hangi şikayetler kalın bağırsak kanserini düşündürmeli?

Kalın bağırsak kanserinde en sık belirtiler, yeni ortaya çıkan ishal veya kabızlık gibi bağırsak alışkanlıklarının değişmesi, makattan kan gelmesi, karın ağrısı-gaz-şişkinlik gibi sindirim sistemi şikayetleri, bağırsağın tam boşalmaması hissi, halsizlik-yorgunluk, açıklanamayan kilo kaybı ve kansızlıktır.

KALIN BAĞIRSAK KANSERİNDE DEĞİŞTİRİLEBİLİR RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT!

3- Kalın bağırsak kanserinde kimler risk altında, kimlere kolonoskopi taraması yapılmalı?

Kalın bağırsak kanseri risk faktörlerinden biri ileri yaştır, bu nedenle 50 yaşından sonra herkese en az bir kez kolonoskopi taraması önerilir. Ülseratif kolit ve crohn hastalığı gibi inflamatuar bağırsak hastalığı olması, bağırsakta adenomatöz polip saptanması, ailesinde kolon kanseri öyküsü olması gibi risk faktörü olanlara daha sık tarama yapılması önerilir. Bununla birlikte, düşük lif-yüksek yağ içeren beslenme alışkanlığı, hareketsiz yaşam, obezite, sigara-alkol kullanımı değiştirilebilir risk faktörleridir ve yaşam tarzı değişikliği önerilir.

4- Kalın bağırsak kanseri tedavisinde nasıl bir süreç izlenir?

Ameliyat ile tümörün çıkartılması en başarılı sonuçlar verirken, ameliyat olması mümkün olmayan hastalarda kemoterapi, hedefli tedavi gibi sistemik tedavi seçenekleri mevcuttur, rektum kanserinde ayrıca radyoterapi de seçenekler arasındadır. Kalın bağırsak kanseri tanısı alan kişilerin, en uygun tedaviyi belirlemek adına, medikal onkoloji ve genel cerrahi uzmanları tarafından takip edilmesi gereklidir.

5- Kalın bağırsak kanserinden korunmak için beslenmede ve genel yaşam tarzında nelere dikkat etmek gerekir?

Önerilen aralıklarla tarama yaptırın. Sebze, meyve, tam tahıllı gıdalardan zengin bir yeme alışkanlığı geliştirin. Salam, sosis gibi işlenmiş kırmızı eti diyetinizden çıkarın. Düzenli egzersiz yapın. Kilonuza dikkat edin. Sigara içmeyin. Alkolü sınırlandırın.

Kaynak: https://www.ntv.com.tr/saglik/kolon-kanseri-nedir-kalin-bagirsak-kanseri-genclerde-neden-artiyor-5-soruda-ko,lhhJOPdJ-0a8TbQaepU0tw

Okumaya devam et

Sağlık

Bir doğa mucizesi: Yıldız meyvesi

Published

on

Ekşimsi bir tadı olan yıldız meyvesi, portakala benzeyen aromaya sahiptir. Farklı çeşitleri olan bu meyvenin faydaları ise saymakla bitmiyor.

YILDIZ MEYVESİNİN FAYDALARI

  • Düşük kalorili bir besin olan yıldız meyvesi, kilo vermek isteyenlere yardım ediyor.
  • C vitamini içeriği ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
  • Cilt hücrelerini yeniler.
  • Doğum sonrası oluşan lekeleri geçirir.
  • Magnezyum, potasyum, çinko, kalsiyum, fosfor, çinko, demir ve bakır minareleri ile vücudu besler.
  • Vücudu toksik maddelerden arındırır.
  • Sindirim sistemini düzene sokar, kabızlığı önler.
  • Yıldız meyvesinin sert kısımları kesildikten sonra enlemesine şekilde kesilir

    Hasarlı hücreleri onarmaya yardım eder.

  • B vitamini ve niyasin yönünden zengin olması ile saç dökülmesine karşı koruma sağlar.
  • Düşük şeker oranına sahip olması ile şeker hastaları için ideal bir besindir.
  • Sodyum ve kolesterol içermemesi ile damar tıkanıklıklarına neden olmaz.
  • Pankreas kanserine karşı koruma sağlar.
  • YILDIZ MEYVESİ NASIL TÜKETİLİR?

    Yıldız meyvesinin sert kısımları kesildikten sonra enlemesine şekilde kesilir. Kesim sonrası yıldız şekline gelen meyve direkt olarak tüketilebileceği gibi soğuk içeceklerin yanında süs olarak da kullanılabilir. Tadı ile oldu kadar şekliyle de dikkat çekici olan yıldız meyvesi, reçel ve marmelatı yapılarak da tüketilebiliyor. Yıldız meyvesini pasta süsü olarak da rahatça kullanabilirsiniz.

    Cilt yüzeyinde oluşan kaşıntıları yatıştırır.

Okumaya devam et

Sağlık

Göz kızarıklığının sebepleri nelerdir? Göz kanlanmasının nedenleri

Published

on

Günlük hayatta hem iş hayatının yorucu temposu, hem de çeşitli çevre faktörleri sağlığı etkileyebilmekte. Bu etkiler, hayati organlarımızda yaşandığında insanoğlu endişelenebiliyor. Özellikle gözler ile ilgili sorunlar insanları kısa süreliğine paniğe sürükleyebiliyor. Peki, göz kızarıklığının sebepleri nelerdir? Siz de ara ara kanlanmış gözler ile ilgili sorun yaşıyorsanız, nedenlerini buradan öğrenebilirsiniz.

“Kırmızı göz” terimi kırmızı, kanlı gözleri açıklamak için kullanılır. Kanlı gözler genellikle ağrısızdır ve göz yüzeyine yakın kan damarları genişlediğinde ve dilate olduğunda gelişir. Bazı hastalıklar gözlerinizin iltihaplı ve tahriş olmuş hissetmesine neden olabilir, bu nedenle göz doktorunuzdan kendinizi rahatlama arayışı içinde bulabilirsiniz.

  • Gözdeki kızarıklığın nedeni iyi saptanmalı

Göz hastalıklarında en sık ortaya çıkan belirtiler; kızarıklık, kanlanma, kaşıntı, yanma-batma, şişlik, ağrı ve bulanık görmedir.

Birçok insan her seferinde bir süre farklı faktörlerden dolayı kırmızı gözlere sahip olabilir, ancak kırmızı göz normal değildir.
Kanlı gözleriniz varsa, gözlerinizin bu kadar tahriş olmasına neden olmak için ne yaptığınızı merak etmiş olabilirsiniz. Aşağıda birkaç yaygın sebep vardır. Ve göz doktorunuzun tavsiyesini almak her zaman en iyisi olsa da, en azından biraz rahatlamak için ilk önce birkaç kırmızı göz ilacı denemek isteyebilirsiniz.

  • Göz kapağı sürekli şişkinse böbreklere dikkat edin

Gözlerde kuruluk olması, yanma-batma şeklindeki şikayetlere yol açmaktadır. Batma ile birlikte sulanma varsa göze yabancı bir cisim de girmiş olabilir

  • Işığa duyarlı sulanan gözler tiroidin habercisi olabilir

Şaşılık, çift görme, göz kapağı düşüklüğü, göz kasları ve çevresindeki bazı problemlerden kaynaklanabileceği gibi myastenia gravis, multipl skleroz (MS) ve diyabet gibi ciddi bir hastalığın ya da tümörün belirtisi de olabilir.

Okumaya devam et

Son Trend'ler