Connect with us

Kültür Sanat Etkinlik

Atilla İlhan Neden öldü? Hayatı Hakkında Bilinmeyenler

Published

on

Atilla İlhan Neden öldü? Hayatı Hakkında Bilinmeyenler

Bugün şair, romancı ve gazeteci Atilla İlhan’ın ölüm yıl dönümü… Atilla İlhan 11 Ekim 2005 yılında aramızdan ayrılmıştı. Peki, Atilla İlhan kimdir?

Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları bulunan şair, romancı ve gazeteci Atilla İlhan’ın 13. ölüm yıl dönümü… Aynı zamanda Çolpan İlhan’ın kardeşi de olan sanatçı 11 Ekim 2005 yılında 80 yaşında evinde hayata gözlerini yummuştu. Ünlü edebiyatçının ölüm yıl dönümü nedeniyle hakkındaki bilgiler araştırılmaya başlandı.

AYRILIK SEVDAYA DAHİL

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın

En görkemli saatinde yıldız alacasının

Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader

Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın

Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları

Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan

Onu çok arıyorum onu çok arıyorum

Her yerimde vücudumun ağır yanık sızıları

Bir yerlere yıldırım düşüyorum

Ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan

Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu

Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş

Tedirgin gülümser

Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili

Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar

Her an ötekisiyle birlikte her şey onunla ilgili

Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar

Gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu

Yıldızlar inanılmayacak bir irilikte

Yansımalar tutmuş bütün sahili

Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var

Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil

atilla ilhan, ünlü edebiyatçı, atilla ilhan ölümü, atilla ilhan ölüm sebebi,

Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları bulunan şair, romancı ve gazeteci Atilla İlhan’ın 13. ölüm yıl dönümü… Aynı zamanda Çolpan İlhan’ın kardeşi de olan sanatçı 11 Ekim 2005 yılında 80 yaşında evinde hayata gözlerini yummuştu. Ünlü edebiyatçının ölüm yıl dönümü nedeniyle hakkındaki bilgiler araştırılmaya başlandı.

ATİLLA İLHAN KİMDİR?

Attila İlhan, 15 Haziran 1925 tarihinde Menemen’de doğdu. Babası Muharrem Bedrettin İlhan, annesi Emine Memnune İlhan’dır. Çolpan İlhan isimli bir kardeşi vardı. Babası döneminin başarılı savcılarındandır. Attila İlhan‘ın babası şiire çok meraklı, okumayı seven, geniş bir roman ve şiir kitabı koleksiyonu olan, iyi derecede Osmanlıca bilen bir insandır.

Babası sayesinde küçük yaşlardan itibaren edebiyata ilgi duymaya başlayan İlhan, ilk ve orta öğreniminin büyük kısmını İzmir’de tamamladı. Öğrencilik yıllarında ilk şiirlerini yazmaya başlamıştır. İzmir Atatürk Lisesi’nde okuduğu sırada okulda tanışıp aşık olduğu bir kıza Nazım Hikmet’in şiirini mektup olarak yazmıştır. O dönemlerde Nazım Hikmet’in şiirlerini paylaşmak kesinlikle yasak olduğundan bu mektup öğretmenleri tarafında yakalandığında çok büyük bir yasal suç işlemiş olarak sayılmış ve okuldan atılmıştır.

Daha sonra bu olay hukuksal boyuta taşınmıştır. Attila İlhan 1941 yılında 3 hafta tutuklu kaldıktan sonra 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Tutuklu kaldığı dönemde kendisi adına bir daha Türkiye’nin hiç bir yerinde eğitim göremez kararı çıkınca, babası duruma el atmış ve büyük uğraşlar sonucunda bu kararı 1944 yılında ortadan kaldırmıştır.

1946 yılında İstanbul Işık Lisesi’ne başladı. Lise eğitiminin ardından o dönemlerde yazdığı şiirlerden birini amcasının kendisinden habersiz CHP Şiir Armağanı yarışmasına yollamasıyla ikinciliğe layık görüldü. ”Cebbaroğlu Mehemmed” isimli şiiri birçok şairi geride bırakarak kendisine ikincilik ödülünü kazanmıştır. Bu başarı İlhan için bir dönüm noktası olmuştur.

Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolan Attila İlhan, bu dönemde ”Gün” ve ”Yığın” adlı dergilerde şair olarak çeşitli şiirler yazdı. 1948 yılında ilk şiir kitabı olan ”Duvar”ı yayımladı. Aynı yıl Paris’e gitmeye karar verdi. Bu kararı ”Nazım Hikmet’i Kurtarma Hareketi”ne katılmak için almıştır.

Paris’te aktif olarak çalışmalar yapan İlhan, burada kaldığı zaman boyunca sosyal ve siyasal gözlemler yaptı. Bu gözlemlerini ileride çıkaracağı romanlarında ve diğer eserlerinde kullanmıştır. Daha sonra Türkiye’ye dönen Attila İlhan’ın polislerle arasında bir çok problemler yaşanmıştır. 1951 yılında ”Gerçek” isimli gazetede yazdığı bir yazıdan dolayı hakkında soruşturma açılmış ve bu olaydan sonra İlhan yeniden Paris’e gitmiştir.

Hayatının 1950’li yıllardaki 6 yıllık sürecini sürekli İstanbul-Paris, İzmir-Paris arasında geçiren İlhan; tam olarak Türkiye’ye döndükten sonra üniversite eğitiminin son senesinde okuldan ayrılmış ve ”Vatan” gazetesinde sinema eleştirmenliği yapmaya başlamıştır.

MESLEK HAYATI

1957 yılında askerliğini yaptıktan sonra İstanbul’a dönen Attila İlhan, senaryo yazmaya başlamıştır. Bu dönemde yaptığı çalışmalardan yeterli verim alamamış ve yeniden Paris’e dönmüştür. Çok geçmeden babasının ölüm haberini alan İlhan, temelli İzmir’e dönmüştür. Burada ”Demokrat İzmir” gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yapmış ve aynı zamanda başyazarlığını üstlenmiştir.

1968 yılında eşi Biket İlhan’la evlendi. Çift, 15 yıl süren bir evliliğin ardından boşanmıştır. Daha sonra Ankara’ya yerleşen İlhan burada Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını yapmıştır. Bu dönemde ”Yaraya Tuz Basmak”, ”Sırtlan Payı” ve ”Fena Halde Leman” romanlarını yazmıştır.

Romanlarını yazmayı bitirdikten sonra İstanbul’a taşınmıştır. Burada Gelişim Yayınları, Milliyet, Güneş, Meydan Gazetesi ve Cumhuriyet gibi gazetelerde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Bunun yanında birçok senaryo kaleme aldı.

Yazdığı senaryolardan diziye uyarlanan ”Kartallar Yüksek Uçar”, ”Yarın Artık Bugündür” ve ”Sekiz Sütuna Manşet” çok fazla izlenen diziler arasında yer aldı.

Ölümü

Attila İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan’ın 2004’ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. Attila İlhan, 11 Ekim 2005 tarihinde İstanbul‘daki evinde 80 yaşında hayatını kaybetti.

ESERLERİ

Şiir

Duvar (1948)

Sisler Bulvarı (1954)

Yağmur Kaçağı (1955)

Ben Sana Mecburum (1960)

Bela Çiçeği (1962)

Yasak Sevişmek (1968)

Tutkunun Günlüğü (1973)

Böyle Bir Sevmek (1977)

Elde Var Hüzün (1982)

Korkunun Krallığı (1987)

Ayrılık Sevdaya Dahil (1993)

Roman

Sokaktaki Adam (1953)

Zenciler Birbirine Benzemez (1957)

Kurtlar Sofrası (1963)

Aynanın İçindekiler serisi

Bıçağın Ucu (1973)

Yaraya Tuz Basmak (1978)

Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981)

O Karanlıkta Biz (1988)

Allah’ın Süngüleri: Reis Paşa (2002)

Gazi Paşa (2006)

Fena Halde Leman (1980)

Haco Hanım Vay (1984)

O Sarışın Kurt (2007)

Gezi-Deneme-Eleştiri

Abbas Yolcu (1957)

Gerçekçilik Savaşı (1980)

Batı’nın Deli Gömleği (1982)

İkinci Yeni Savaşı (1983)

Sağım Solum Sobe (1985)

Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler (1985)

Ulusal Kültür Savaşı (1986)

Sosyalizm Asıl Şimdi (2006)

Hangi Sol (1971)

Hangi Batı (1972)

Hangi Sağ (1980)

Hangi Atatürk (1981)

Hangi Edebiyat (1991)

Hangi Laiklik (1995)

Hangi Küreselleşme (1997)

Cumhuriyet Söyleşileri

Bir Sap Kırmızı Karanfil (1998)

Ufkun Arkasını Görebilmek (1999)

Sultan Galiyef – Avrasya`da Dolaşan Hayalet (2000)

Dönek Bereketi (2002)

Yıldız, Hilâl ve kalpak

Televizyon dizileri

Teleflaş / Kanal 6 (1991)

Sekiz Sütuna Manşet (1982)

Kartallar Yüksek Uçar (1983)

Yarın Artık Bugündür (1986)

Yıldızlar Gece Büyür (1992)

Müzik albümleri; 

An Gelir / Kendi Sesinden Şiirleri (2006)

Ödülleri

1946 CHP Şiir Yarışması Birinciliği

1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Tutuklunun Günlüğü ile

1975 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile

Kaynak: Milliyet

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür Sanat Etkinlik

100 Yıl Önce İnşa Edildi, Mimarı 92 Yıl Önce Öldü, Kiliseye İmar İzni Yeni Çıktı

Published

on

136 Yıl Önce İnşa Edildi, Mimarı 92 Yıl Önce Öldü, Kiliseye İmar İzni Yeni Çıktı

İnşasına başlanmasının üzerinden yüz yıl, ünlü mimarının bir tramvay kazası sonucunda ölmesinin üzerinden ise 92 yıl geçen Barcelona’daki Sagrada Familia, sonunda evrak işlerini hallediyor.

Kilisenin mütevelli heyeti ile belediye meclisi arasındaki anlaşma sonucunda, 1882’de inşaatın başladığı proje ilk kez bir bina ruhsatı almış olacak.İspanya’nın en turistik yapılarından olan ve inşaatı 130 yıldan uzun süredir devam eden Barcelona’daki Sagrada Familia kilisesi, imar izni olmadığı gerekçesiyle Barcelona Belediyesi’ne yaklaşık 35 milyon euro ceza ödemeyi kabul etti.

Barcelona Belediye Başkanı Ada Colau, kilise ile varılan anlaşmanın ‘tarihi’ olduğunu belirtti. Katalan mimar Antoni Gaudi‘nin tasarımı olan kilisenin inşasına 1882’de başlanmıştı.

 Sagrada Familia kilisesi, Sagrada Familia kilisesi imar izni, imar izni, 100 yıl sonra gelen imar izni

Sagrada Familia kilisesi

UNESCO KÜLTÜR MİRASI LİSTESİNDE

Kilise cezayı 10 yıla yayarak ödeyecek ve para, kiliseye erişimi kolaylaştıracak toplu ulaşım projeleri ile kilise çevresindeki mahalleler yararına kullanılacak.

Karşılığında ise kiliseye imar izninin gelecek yıl başında verilmesi bekleniyor.Sagrada Familia bazilikasını yılda ortalama 4.5 milyon kişi ziyaret ediyor. Kiliseyi görmek için bölgeye giden turist sayısının ise yaklaşık 20 milyon oldğu tahmin ediliyor.

MİMARININ ÖLÜMÜNÜN 100. YILINDA TAMAMLANACAK

Ana yapının inşaatının, 2026 yılında, Gaudi’nin ölümünün 100. yıl dönümünde tamamlanması planlanıyor.

Kiliseye giriş ücreti 30 yaş üstü için 15 euro. Kuleye çıkmak isteyenler ise ekstra ücret ödüyor.

 

Kaynak: Sputnik

Okumaya devam et

Kültür Sanat Etkinlik

Yarım ton hurda ile at heykeli yapıyor

Published

on

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde mozaik ve heykel sanatçısı Mervan Altınorak, yarım ton hurda ile yaptığı at heykelini, 31 Ekim – 4 Kasım tarihleri arasında yapılacak olan Ankara’daki Hatay Günleri’nde sergiye çıkaracak.

Okumaya devam et

Kültür Sanat Etkinlik

Dünyanın En Yaşlı İnsanı: ” Hiç Mutlu Olmadım, Uzun Yaşam Armağan Değil Bir Ceza.”

Published

on

Dünyanın En Yaşlı İnsanı: ” Hiç Mutlu Olmadım, Uzun Yaşam Armağan Değil Bir Ceza.”

Dünyanın en yaşlı insanı unvanını elinde bulunduran Rusya’da yaşayan 129 yaşındaki Koku Istambulova, hayatı boyunca bir gün bile mutlu olmadığını ve uzun yaşamın kendisine Tanrı tarafından verilmiş bir ceza olduğunu söylüyor.

Koku Istambulova, Dünyanın en yaşlı insanı

Dünyanın En Yaşlı İnsanı: ” Hiç Mutlu Olmadım, Uzun Yaşam Armağan Değil Bir Ceza.”

128 yılın ardından son derece yorgun hisseden ve bu zamana kadar neden yaşadığına anlam veremeyen Koku Istambulova, “Dünyada hiçbir mutlu günüm olmadı. Hayatımda tek bir gün bile mutlu olmadım. Her zaman çok çalıştım ve bahçe işleriyle uğraştım. Yoruldum. Uzun yaşam bana tanrının bir armağanı değil cezası.”

Istambulova, Rusya’da Sovyetler Birliği devrimi gerçekleştiğinde 28 yaşındaydı. İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde 56, Sovyetler Birliği çöktüğünde ise 103 yaşındaydı.

İkinci Dünya Savaşı’nda Alman Nazi tanklarının köyüne nasıl girdiğini ve evinin önünde geçtiğini hala hatırlıyor. Nazilerin yenilgiye uğramasının ardından Nazilerle işbirliği suçlamasıyla Stalin tarafından Kazakistan ve Sibirya’ya sürülen Çeçen halkından biri olan Istambulova da sınır dışı edilmiş.

Uzun yaşamın sırrı sorulduğunda ise Koku Istambulova, “Spor yapan, özel şeyler yiyen ve vücuduna özen gösteren insanlar görüyorum fakat bu zamana kadar nasıl yaşadığıma dair hiçbir fikrim yok.” yanıtı veriyor.

Aile trajedisi hakkında pek fazla konuşmak istemeyen Koku Istambulova, biri 6 yaşında olan birçok çocuğunun ölümüne tanıklık etti.

 

Kaynak: Habertürk

Okumaya devam et

Son Trend'ler